19 Ekim 2009 Pazartesi

Melekler ve Kumarbazlar

Melekler ve Kumarbazlar


Melekler ve Kumarbazlar - Melekler ve Kumarbazlar Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
23 Ekim 2009
Yönetmen : Ertekin Akpınar
Senaryo :
Ertekin Akpınar
Yapım : 2009, Türkiye

Oyuncular

Cem Davran , Bülent Şakrak , Nail Kırmızıgül , Hakan Meriçliler , Macit Sonkan , İrem Altuğ
19 Ağustos 1999 tarihinde olan depremden sonra Adapazarı’nda dört yakın arkadaşın yaşadığı travmaları, geleceğe dair umutlarını, arayışlarını ve tutkularını anlattığı gerçek bir yaşam hikayesi.

Melekler ve Kumarbazlar'ın yönetmen ve senaristliğini yapan Ertekin Akpınar, filmini sert bir taşra filmi olarak tanımlamaktadır.

EDİTÖR NOT:
İzleyeceğiz göreceğiz ve yorumlarımızı yapacağız. 23 ekimde vizyona girecek. Umarım iyi bir filmdir.

FRAGMAN İZLE

Sinema'da Kürt Açılımı!


Sinema'da Kürt Açılımı!

Kültür Bakanlığı, İki Dil Bir Bavul isimli filme 50 bin TL destek verdi.

(1 Ekim 2009) Akşam'ın haberine göre; Kültür Bakanlığı, bir köy öğretmeninin Kürtçe konuşan çocuklara Türkçe öğretme çabalarını konu alan İki Dil Bir Bavul filmine 50 bin TL destek verdi. Bu, bakanlığın Kürtçe diyalogların geçtiği bir filme ilk desteği.

Kamuoyu tarafından dikkatle takip edilen Kürt açılımı, sanat dünyasında da etkisini hissettirmeye başladı. Devlet Tiyatroları, Kürtçe oyunlarla 1 Ekim'de perdelerini açmaya hazırlanırken, sinemada da ilginç bir gelişme yaşandı.

Kültür Bakanlığı'na bağlı Sinema Destekleme Kurulu, Kürtçe konuşmalara da yer veren 'İki Dil Bir Bavul' isimli filme 50 bin TL destek vermeyi kararlaştırdı. Sinema sektörüne mali yardım sağlamak amacıyla oluşturulan Kültür Bakanlığı'na bağlı Sinema Destekleme Kurulu'nun bu kararını Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da onayladı.

Kürt açılımının yanısıra, Türkçe bilmeyen çocuklara Kürkçe bilmeyen öğretmen arasındaki zaman içinde gelişen iletişimin anlatıldığı film, önemli başarılara da imza atıyor. Bu yıl Adana Altın Koza Film Festivali'nde SİYAD Ödülü ve Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü'nün de sahibi olan İki Dil Bir Bavul, Altın Portakal Film Festivali'ne de katılacak ve 8-17 Ekim tarihleri arasında Abu Dabi'de düzenlenecek olan The Middle East International Film Festivali'nde de yarışacak. Film, 23 Ekim'de vizyona girecek.

Filmin Konusu: Türk öğretmenin, uzak bir Kürt köyündeki bir yılı. Öğretmen Kürtçe bilmez, çocuklar Türkçe. Öğretmen ilk kez gördüğü bu coğrafyada, bir yılını çocuklara Türkçe öğretmekle geçirir. Bir yılın sonunda çocuklar Türkçe öğrenebilecekler mi?

İki Dil Bir Bavul, üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır.

Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.



İki Dil Bir Bavul İki Ödül!

İki Dil Bir Bavul Altın Portakal'da En İyi İlk Film Ödülü'nü aldığı akşam, Abu Dhabi'de En İyi Ortadoğu Belgeseli seçilerek Siyah İnci Ödülü'nü kazandı.

(19 Ekim 2009) 17 Ekim gecesi 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl ilk kez verilen En İyi İlk Film Ödülü'ne layık görülen filmin yönetmeleri Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan aynı gece başka bir mutluluk daha yaşadı. Uluslararası Ortadoğu Filmleri Festivali’nde yarışan film En İyi Ortadoğu Belgeseli Ödülü'nü kazandı.

Film başka festivallerden de ödüllerle dönmüştü. İki Dil Bir Bavul geçtiğimiz haziran ayında yapılan 16. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Yılmaz Güney Jüri Özel Ödülü ve Sinema Yazarları Derneği En İyi Film Ödülü'nü, ZagrebDocs Film Festivali’nde En İyi Genç Yönetmen, Saraybosna Film Festivali’nde de EDN Talent Ödülü'nün sahibi.

Abu Dhabi'de düzenlenen festivalde aynı zamanda bu yıl İstanbul Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü, Adana Altın Koza Film Festivali'nde ise En İyi Senaryo ve En İyi Film ödüllerini kazanan film 11'e 10 Kala da En İyi Ortadoğu Yeni Yönetmen Ödülü'nü kazandı.

Başkanlığını İranlı yönetmen Abbas Kiorastami'nin üstlendiği uluslararası yarışmada Kiorastami'nin yanı sıra Mohammed Khan, Joan Chen, Nayla Al Khaja, Sunil Doshi ve Michael Fitzgerald da bulunuyordu.

Türk öğretmenin, Kürt köyündeki bir yılının anlatıldığı zaman zaman komik anlatımıyla evrensel bir sorunu belgesel kurmaca türünde ele aldığı İki Dil Bir Bavul 23 Ekim'de sinemalarda!

İki Dil Bir Bavul

İki Dil Bir Bavul


İki Dil Bir Bavul  - İki Dil Bir Bavul Tür : Dram / Belgesel
Gösterim Tarihi :
23 Ekim 2009
Yönetmen : Orhan Eskiköy Özgür Doğan
Senaryo :
Orhan Eskiköy
Görüntü Yönetmeni : Orhan Eskiköy
Yapım : 2008, Türkiye , 81 dk.

Oyuncular

Emre Aydın , Zülküf Yıldırım , Rojda Huz , Vehip Huz
Türk öğretmenin, uzak bir Kürt köyündeki bir yılı. Öğretmen Kürtçe bilmez, çocuklar Türkçe. Öğretmen ilk kez gördüğü bu coğrafyada, bir yılını çocuklara Türkçe öğretmekle geçirir. Bir yılın sonunda çocuklar Türkçe öğrenebilecekler mi?

İki Dil Bir Bavul, üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır.

Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.

46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl ilk kez verilen En İyi İlk Film Ödülü'ne layık görülen İki Dil Bir Bavul, aynı gece Uluslararası Ortadoğu Filmleri Festivali’nde En İyi Ortadoğu Belgeseli Ödülü'nü kazandı. 16. Uluslararası Altın Koza Film Festivali'nin ödül töreni esnasında Nuri Bilge Ceylan'ın Türk izleyicisine izlemesini şiddetle tavsiye ettiği film, SİYAD Ödülü ve Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü'nün de sahibi oldu.

Film başka festivallerden de ödüllerle dönmüştü; ZagrebDocs Film Festivali’nde En İyi Genç Yönetmen, Saraybosna Film Festivali’nde de EDN Talent Ödülü'nü aldı.
Fragman İzle

Kanal-İ-zasyon (Yeni Nesil Komedi)

Kanal-İ-zasyon (Yeni Nesil Komedi)
Kanal-İ-zasyon - Kanal-İ-zasyon Tür : Komedi
Gösterim Tarihi :
23 Ekim 2009
Yönetmen : Alper Mestçi
Yapım : 2009, Türkiye

Oyuncular

Okan Bayülgen , Hakan Yılmaz , Erol Günaydın , Rasim Öztekin , Serhat Özcan
Bir Televizyon kanalı olan Kanal-İ'de geçen olayların ve komik televizyon programlarının yer aldığı komedi filmi her kesimden insanı güldürme iddiasını taşıyor.

Saf Anadolu çocuğu İmdat’ın cam siliciliğinden Televizyon Kanalı Genel Müdürlüğü'ne ve Türkiye'nin rating rekortmeni bir yapımcıya dönüşmesini, rating rekorları kıran birbirinden ilginç ve absürd televizyon şov ve programlarını izlemeye hazır olun.
EDİTÖR NOT:
Fimmin vizyona girmesini bekliyorum. Fragman eğlenceli görünüyor. Umarım bol bol güleceğimiz bir film olur. Okan Bayülgen kişilik olarak çok kötü işlerde yer almaz ümidi ile beklentileri vermesi dileğiyle sabırsızlıkla filmi bekliyorum. İzledikten sonra Ulusal Sinemamız da ve Kanal-İ-zasyon filminin nasıl yer alacağını görecez. Öle çok akılda kalıcı bir beklentimiz yok tabiki. Nede olsa çerezlik bir film izledikten sonra akılda kalıcı bir yeri olacağını zannetmiyorum. İzlerken aldığımız keyif düzeyi yeterli olması olumlu olmamız için yeterli sanırım.


FRAGMAN İZLE

18 Ekim 2009 Pazar

"Uyursan Ölürsen" Nefes Adlı Film Vizyona girdi.



Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 16 Ekim 2009
Yönetmen : Levent Semerci
Senaryo : Hakan Evrensel , M. İlker Altınay , Levent Semerci , Hakan Evrensel (Kitap)
Yapım : 2009, Türkiye , 128 dk.
Oyuncular
Akan Atakan , Barış Aydın , Barış Bağcı , Cüneyt Deniz


Nefes,
Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan ve 2365 metre yükseklikteki Karabal Tepesi’ndeki röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikâyesidir.

Buz gibi sulardan geçtiler, tepelere tırmanıp, yamaçlardan indiler… Güneşte kavruldular, iki gün iki gece… Ellerinde tüfekleri… Sırtlarında evleri… Yüreklerinde sevdikleriyle…

Sınır nedir, neresidir bilmezdi çoğu… Emir almadıkları, emir de vermedikleri bir hayattan, her şeyi emirle yaptıkları bir hayata geçtiklerinde sınırları da gördüler…

Mevzilerde beklediler… Korudukları telsizden analarıyla, babalarıyla, sevgilileriyle görüşebilmek için telefon sırası beklediler…

Kendilerini neyin beklediğini bilmeden günlerce, aylarca beklediler Karabal Tepe’de…

Hakan Evrensel'in Güneydoğu'dan Öyküler adlı kitabının uyarlaması olan film için Tahtalı Dağı'nda bir karakol kurulmuş ve oyuncuları Türkiye'nin farklı konservatuarlarında okuyan öğrencilerden seçilmiştir.

FRAGMAN IZLE


UYURSAN HERKES ÖLÜR

Filmin şu an belli farklılıklar içeren 4 fragmanı bulunuyor.

Filmin Konusu:Güneydoğu'daki bir sınır karakolunda şehit olan askerlerin hikayesi.

Filmde, 2365 metre yükseklikleki ''Karabal'' tepesindeki bir röle istasyonunu koruyan 40 kişilik bir timin orada yaşadıkları dönemde paylaştıkları acıları, sevinçleri ve mücadeleleri konu edinilir.

Hakan Evrensel'in Güneydoğu'dan Öyküler adlı kitabının uyarlaması olan film için Tahtalı Dağı'nda bir karakol kurulmuş ve oyuncuları Türkiye'nin farklı konservatuarlarında okuyan öğrencilerden seçilmiştir.

Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarını ve bölgede görevli askerlerin yaşamlarını farklı bir bakış açısıyla değerlendiren film, sinemaseverlerin oldukça ilgisini çekecek gibi görünüyor. Filmin bu görüntüleri paylaşım sitelerinde dağıtılıyor ve binlerce kişi tarafından izleniyor.

Halit Refiğ Hayatını Kaybetti


Türk sinema tarihine “yakılan film” olarak geçen “Yorgun Savaşçı” filminin ünlü yönetmeni Halit Refiğ, İstanbul'da bir süredir tedavi gördüğü hastanede öldü.

Memorial Hastanesinde “safra kanalında tümör” teşhisiyle 28 Ağustosta tedavi altına alınan Halit Refiğ, dün yoğun bakıma alındı. Halit Refiğ, doktorların bütün müdahalelerine rağmen, saat 08.20 sıralarında hayatını kaybetti. Refiğ salı günü Teşvikiye Camii'nde kılınacak cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecek. Defin işleminden önce Salı günü Mimar Sinan Üniversitesi Osman Hamdi Salonu'nda bir anma töreni düzenlenecek.

Başbakan Erdoğan'dan ve Cumhuraşkanı Gül'den taziye

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Halit Refiğ, usta yönetmenliği ile olduğu kadar, öncülük ettiği Ulusal Sinema akımıyla, bir sinema kuramcısı ve düşünce adamı olarak da kültür ve sanatımızda kalıcı izler bırakmış, sinemamızın gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur” dedi. Erdoğan, yönetmen ve düşünce adamı Halit Refiğ'in vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Başbakan Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Türk Sinemasının önemli yönetmenlerinden, 'Ulusal Sinema' akımının öncüsü değerli yönetmen ve düşünce adamı Halit Refiğ'in vefatını teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Halit Refiğ, usta yönetmenliği ile olduğu kadar, öncülük ettiği Ulusal Sinema akımıyla, bir sinema kuramcısı ve düşünce adamı olarak da kültür ve sanatımızda kalıcı izler bırakmış, sinemamızın gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. TRT için edebiyatımızdan yaptığı başarılı uyarlamaları 'Aşk-ı Memnu' ve 'Yorgun Savaşçı' dizi filmleri de televizyon tarihimizin unutulmazları arasında yerini almıştır. Uzun çalışma hayatı boyunca birçok başarıya imza atan, sinema dünyamızın hiçbir zaman unutamayacağı büyük usta, değerli yönetmen ve düşünce adamı Halit Refiğ'i, daima saygıyla ve takdirle hatırlayacağız. Merhuma Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, sanatçı dostlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Unutulmaz filmleriyle yurt içinde ve yurt dışında birçok ödül kazanan Halit Refiğ, başarılı çalışmaları, düşünceleri ve makaleleriyle sinemaya gönül verenlere yol göstermeye devam edecektir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Gül, yönetmen Halit Refiğ'in vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Gül, mesajında ise; “Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden usta yönetmen Halit Refiğ'in vefatından derin üzüntü duydum. Ulusal sinema akımının öncülerinden olan ve oluşturduğu etkili anlatım diliyle Türk sinemasının geniş kitlelere ulaşmasına değerli katkılarda bulunan Halit Refiğ, milletimizin gönlünde özel bir yer edinmiştir. Halit Refiğ, Türk sinemasının halktan kopmadan, kendi kimliği ve gerçeğiyle, özgün yerini oluşturması konusunda önemli düşünceler ortaya koymuştur. Unutulmaz filmleriyle yurt içinde ve yurt dışında birçok ödül kazanan Halit Refiğ, başarılı çalışmaları, düşünceleri ve makaleleriyle sinemaya gönül verenlere yol göstermeye devam edecektir. Ülkemiz için büyük bir kayıp olan Halit Refiğ, her zaman sevgi ve saygıyla hatırlanacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sanat dünyamıza ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.” dedi.

Kültür Bakanı Günay'dan taziye

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise yönetmen Halit Refiğ’in vefatnın ardından hastaneye gelerek ailesinden başsağlığı diledi. Halit Refiğ’in Türkiye için değerli ve duayen bir sinema yönetmeni olduğunu belirten Bakan Günay; “Önemli, unutulmaz filmlere imza atmıştı. Tarih bilinci olan, geçmişle bugün arasında sağlıklı bağlar kurmaya çalışan, aynı zamanda bir düşünce insanıydı. Ulusal sinemaya çok eski yıllardan bu yana fikir üretmiş, kafa yormuş bir yazardı” diye konuştu.

Bakan Günay, “Sapanca’da adına düzenlenmiş bir törende buluşmuştuk. İyi ki katılmışım. Son sağlıklı biçimde görüşmemiz oydu. Çok üzgünüm, rahmet diliyorum" dedi.

Son kez "Ustalara Saygı" gecesine katılmıştı

Bir süre önce kendisi için organize edilen “Ustalara Saygı” gecesinde yaptığı konuşmada, 1960'lı yıllardan bu yana emek verdiği Türk sinemasının hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Refiğ, hayatındaki her şeyi sinemaya borçlu olduğunu anlatarak, Türk sineması adına daha yapılacak çok şey olduğunu dile getirmişti.

Yönetmen Halit Refiğ 1934'te İzmir'de dünyaya geldi. Refiğ, ilk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesinde tamamladı, Robert Kolej Mühendislik Bölümünde okudu. Okul bittikten sonra askerliğini yedek subay olarak Kore'de yapan Refiğ, bu sırada amatörce 8mm filmler çekti. Refiğ, 1956'da, Nijat Özön ile birlikte yayınladıkları “Sinema” ve “Kim” isimli dergilerde, “Yeni Sabah” ve “Akşam” gazetelerinde sinema eleştirileri yazdı.

Refiğ, Atıf Yılmaz'ın “Yaşamak Hakkımdır” isimli filmin asistanlığını yaparak sinema alanındaki ilk çalışmasını gerçekleştirdi. 1960'ta ilk film olan “Yasak Aşk”ı çeken Refiğ, 1963'te “Şehirdeki Yabancı”, 1964'te “Gurbet Kuşları”, “Haremde Dört Kadın”, “Bir Türk'e Gönül Verdim” filmlerine imza attı ve bu filmlerle Moskova, Yeni Delhi ve Sorrento Film Festivallerinde çeşitli ödüller kazandı. Refiğ, 1964 yılında “Gurbet Kuşları” ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde “En İyi Yönetmen” ödülünü aldı.

Halit Refiğ, 1970'li yıllarda Türk sinemasının bunalıma girmesiyle televizyon filmlerine yöneldi. 1974'de Türkiye'de ilk defa İDGSA Film Arşivi tarafından başlatılan eğitim çalışmalarına katıldı ve Sinema Kursları'nda öğretmen olarak görev aldı. 1975'ten itibaren İDGSA Sinema-TV Enstitüsü'nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1975'te TRT Kurumu adına çektiği “Aşk-ı Memnu” ile televizyon dizilerine öncü oldu ve dikkatleri üzerine çekti.

TRT'de danışman kurulunda görev alan Refiğ'in, TRT adına 1981 yılında gerçekleştirdiği Kemal Tahir'in aynı adlı romanından uyarladığı “Yorgun Savaşçı” adlı filminin yakıldığı ilan edildi. Bu film, 1993'te televizyonlarda gösterildi.

1976'da ABD'de Wisconsin Üniversitesi'nde, 1984 yılında Ohio Denison Üniversitesi'nde eğitim çalışmalarına katıldı. Öğrencileri ile birlikte “The Intercessors”, “In the Wilderness” adlı filmleri gerçekleştirdi.

Olgunluk döneminde daha çok düşünsel yanı ağır basan ürünler verdi. “Teyzem”, “Hanım”, “Karılar Koğuşu”, “İki Yabancı”, “Köpekler Adası” gibi filmleriyle yurt içinde ve dışında birçok ödül kazandı. Yurt dışındaki festivallerde filmleri için özel bölümler ayrıldı, çeşitli konferans, seminer ve benzeri toplantılara konuşmacı olarak katıldı.

1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Senatosu kararı ile “Onursal Profesörlük” unvanı verilen Halit Refiğ'in 300'ü aşkın makalesinin yanı sıra araştırma yazıları ve “Ulusal Sinema Kavgası” adlı bir kitabı bulunuyor.

Filmleri ve ödülleri

Şu sıralarda yeni versiyonu yayınlanan Aşk-ı Memnu'nun 1975 yılındaki televizyon dizisini çeken Refiğ, Türk sinemasının kilometre taşlarını yaratan yönetmenlerden bir tanesi olarak anıldı. Yazar Kemal Tahir'in hapishanede geçirdiği 3 ayı ele alan "Karılar Koğuşu" isimli filmi ile 1990 yılında Altın Portakal'da, En İyi Film, En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Refiğ başka birçok önemli yapıma da imza attı. 1981 yılında çektiği Yorgun Savaşçı isimli filmi ise büyük sansasyona sebep oldu. TRT adına çektiği ve Kemal Tahir'in aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı Yorgun Savaşçı'nın yakıldığı ve sansüre uğradığı gündeme geldi. Film bu olayların ardından 12 yıl sonra 1993'te televizyonlarda gösterildi. 1965 yapımı "Haremde Dört Kadın" isimli filmi de yine Kemal Tahir'in senaryosunu yazdığı bir film oldu. Osmanlı'nın son dönemlerindeki olayları, konak hayatı ve haremi ele alan film Türk sinemasındaki lezbiyen ilişkileri ele alan ilk film olduğundan dikkat çekici bir konuya sahiptir. Refiğ'in bir diğer önemli filmi Gurbet Kuşları da yine 1964 yılında Altın Portakal'da En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülüne layık görüldü.

Antalya'dan cenaze için uçak kaldırılacak

Bu yıl 46'ncısı gerçekleştirilen Altın Portakal Film Festivali'ne katılan sanatçıların ünlü yönetmen Halit Refiğ'in cenazesine katılmak için İstanbul'a dönme kararı alması, festivali riske soktu. Festivalin sönük geçmesinden endişe eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, cenazeye katılmak isteyen sanatçılar için özel uçak kiralanacağını açıkladı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Altın Portakal Film Festivali etkinlikleri kapsamında festivalin yaratıcısı Büyükşehir eski Belediye Başkanı Dr. Avni Tolunay'ın mezarını ziyaret etti. Mezara çelenk bırakan Akaydın, elindeki karanfilleri de mezarın üzerine koyarak saygı duruşunda bulundu. Tolunay'ın festival adına çok önemli işler yaptığını söyleyen Akaydın, “Antalya'nın gurur duyduğu bir belediye başkanı. Onu unutmamız imkansız. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun” dedi.

Ziyaretin ardından festivale ilişkin soruları yanıtlayan Akaydın, ünlü yönetmen Halit Refiğ'in yaşamını yitirmesinden dolayı çok büyük üzüntü içinde olduklarını söyledi. Bu vefatın tüm sanat camiasını derinden etkilediğini dile getiren Akaydın, “1964 yılında Gurbet Kuşları filmiyle ilk Altın Portakal Ödülü'nü kazanan yönetmenizi kaybettik. Bugün Tolunay'ı sanatçılarımızla beraber ziyaret edecektik, fakat kendileri derin bir üzüntü içinde. Bazı sanatçılar da cenazeye gidecek, bunu anlayışla karşılıyoruz” dedi.